Ağıt

Siz bilmezsiniz beni,

Bir ağacın yaprağı incinse üşür yüreğim,

Susuz kalsa kurur dilim damağım,

Ateş değse tenine kavrulur yüreğim.

Ey cahil, ağaçları/bitkileri hala eşya mı sanırsın?

Onların canını ruhunu bilmezsen sen nice insansın.

Dön bak çevrene yaratılmış her şeyde nasıl bir ahenk var.

Bilmez misin o ahenk gidince kalan ne sen, ne ben, sadece kocaman bir hiç.

Doğa bu yeniler kendini elbet, insana rağmen, her şeye rağmen yeniden filizlenir usulca,

Sen sana verilmiş kutsal nefesi şöhret, makam ve para uğruna tüketirken,

Sana ait gibi harcarken tüm canları,

İçindeki filizi ne zaman bulup büyüteceksin, hiç düşünmez misin?

ŞG/04.08.2021

İste Olsun

“Yapabileceğine ister inan, ister inanma, her iki durumda da inandığın olacaktır” demiş Henry Ford.

Su kanunu, frekans kanunu, kuantum adına her ne derseniz deyin, hepsi aynı noktaya işaret ediyor “İste olsun”. İslam’a göre Allah kuluna der ki “İste vereyim”.  Yani aslında her şey “istemek” ile başlıyor. İstemek için de mevcut durumdan rahatsız olmak veya hayal kurarak daha iyisine ulaşma ihtiyacı olması gerekir. Bu da ancak düşünen, sorgulayan, gayret ve sebat eden ve her zaman daha iyisini arayan insana özgü bir durumdur.

Peki tek başına istemek yeterli mi, elbette ki değil. İsteği, niyete çevirmek ve sonrasında da gerekli aksiyonların alınması ile ancak istenilen şeylere ulaşmayı mümkün kılar. Etrafımızda bunun pek çok örneğini görebilirsiniz. Elimizde sihirli bir değnek olsaydı ve her istediğimiz her şeye ulaşabilseydik, nasıl bir hayatımız olurdu? Gerçekten de sonsuz mutluluğa ulaşır mıydık?

Hayat denilen şey, yaptığımız seçimler sonucu başımıza gelenlerdir. Bazen başımıza öyle kötü bir olay gelir ki, dünyanın sonu gelmişçesine üzülürüz. Kimisi buna kader der, kimisi de şansım yaver gitmedi. Halbuki yaşadıkça, aslında başımıza gelenin bizim için en iyi olasılık olduğunu ve olmayanın aslında bizi daha kötü durumlardan koruduğunu fark ederiz.

Hz. Nuh ile Hızır a.s’ın kıssasını bilenleriniz vardır.  Nuh, bir gün Hızır ‘ın yolculuğuna eşlik etmek ister, Hızır gördüklerine sabır edemezsin diye uyarır ancak ısrara dayanamaz ve kabul eder. Hızır’la önce bir gemiye binerler, gemi sahipleri çok iyi insanlardır. Hızır geminin tabanını deler ve Nuh buna karşı çıkar ve “Gemi sahipleri bize iyilik yaptı, sen onların gemisini delerek onlara hıyanet ediyorsun” der. Hızır ben sana sabredemeyeceğini söylemiştim “Bu gemi, denizde çalışan yoksul kimselerindi. Onu kusurlu hâle getirmek istedim.(Çünkü) onların arkasında, her (sağlam) gemiyi gasp etmekte olan bir kral vardı. Bunu yaparak aslında onları korumuş oldum” der.

Kader, bize yaşam boyunca yürüdüğümüz kendimize has yolun ayrımlarını verir. Yaptığımız seçimlere göre yeni yollar belirlenir ve son noktaya kadar böylece sürer gider. Yani kaderim böyleymiş diye yıllarca bize anlatılan masallar, sadece kurban rolü üstlenmemize yol açar ve hayatımız ile ilgili sorumluluk almamızın önüne geçer.

Bununla birlikte, seçtiğimiz yolun her zaman bizim için iyi mi kötü mü olduğunu bilemeyiz. Geçmişte, zengin olmak isteyen insanlara piyangodan para çıktığında, ilk dönemlerde çok mutlu oldukları ancak paranın kısa bir süre içinde tükendiği ve aileleri büyük felaketlere sürüklediği görülmüştür. Bu nedenle, yolumuzu seçerken her zaman iyiye ve güzele çıkmasını niyet etmekle başlamalı ve beklenmedik/olumsuz görünen bir şeyle karşılaştığımızda sabrederek, arkasındaki hikmeti anlamaya çalışmak en güzelidir. Bu hikmetler ve çıkardığımız dersler, bize yeni kararlarımızda ve seçimlerimizde ışık tutacaktır.

Sevgilerimle…

Kendinde Ara

Dışarda arama

Ne ararsan sende

Dunya da sensin, evren de

Dön bak içinde ne buzullar, ne volkanlar ne akar sular var

Ne yıldızlar, ne gezegenler döner sende bilmezsin

An’da neredeysen sadece o vardır

Kuş misali bir o yana bir bu yana gitsen de

Tek yurdun o an neredeysen orası olur.

Yurt dediğin nedir ki ey dost

Bir garip gurbet bizimkisi

Ana vatandan ayrı, çile dolu bir yolculukla geçen

Her şeye inat çiçeklerle bezediğimiz yollar elbet bir gün güzele ermez mi?

Şenay Güçer

24.03.2021

Bir Gelsen

Ağlasam ağlasam
Göz yaşlarım dökülse, yol olup kalbime aksa,
Kalbimde ne varsa temizlese
Pürü pak eylese ne varsa
Beni alsa benden
Sadece sen kalsan
Ve sadece sana olan sevgim.
Her şey boş , her şey eksik sen yoksan
Hep mahzun ve boynu bükük şiirlerimin.

Yine tutsan elimden,
Biz olsak, bir olsak, hiç olsak.
Yüreği bir olanlar hiç üşümezmiş.
Bir gelsen ve gülüversen diner tüm acılarımız.
Gelsen ve yine güneş doğsa içimize,
Yazın, kışın ve her mevsim tek seni yaşasam..
SG, 16.10.2020

Yaza Ne Kaldı

Acısıyla tatlısıyla bir yaz daha geçti ömrümüzden.

Her sonbahar hüzünlüdür, belki de ömrünü tamamlayan yapraklar gibi, kaybettiklerimizi hatırlatır bize. Eskilerin deyimiyle “Su bahar bir geçsin de, yaza Allah kerim” deyiminin önemini daha çok farkettiğimiz günlerden geçiyoruz.

Bitemeyen bir baharın içinde gibiyiz. Ne sevincimizi, ne de acimizi birlikte paylaşabiliyoruz.

Okunmamış bir kitabın sayfaları gibi buruk ve birbirimize hasret geçiyor günlerimiz..

Yaza ne kadar kaldı bilinmez ama şu bahar bir geçsin de, daha fazla yaprak dökmeden, yeni tomurcuklarimizla ve sağlıkla kavuşalım birbirimize ..

ŞG, 15.10.2020

Her şey güzel olur mu?

Baba deyince hep bir yanım ağrır benim,

Çok sevmekten değil, çok sevememekten,

Yazın en sıcağında soguklugundan,

En ihtiyacım olduğunda yokluğundan,

Hep eksik bir yanım..

En derin korkularımda ve kaygilarimda buldugum,

Her affediste yitirdigim, yine elim boş döndüğüm,

Ne kadar arasam da içimde bulamadigim o.

Çiçeklerle benzesem yollarını gelir mi yanıma?

Dönse en gülec haliyle ve yeniden başlasak hayata,

Sevgiyle kucaklasak birbirimizi,

Tüm yarim kalmıslıkları yaşasak birer birer,

Elimi tutsa beni okula görürse,

Birlikte saz çalsak soylesek ve oyunlar oynasak,

Her şeye en başından başlasak,

Her şey güzel olur mu??

Şenay Güçer

21.06.2020

Memento Mori

Memento Mori sözünü Roma imparatoru ve aynı zamanda bir stoacı filozof olan Marcus Aurelius, bu sözü ara ara kulağına fısıldaması için birini görevlendirmiştir.
Memento mori
Fani olduğunu hatırla.
Memento te hominem esse
Sadece bir insan olduğunu hatırla.
Respice post te! Hominem te esse memento!
Arkana bak! Sadece bir insansın, hatırla!
Sufilerin kıyafetlerinde, başlarındaki sikke ile mezar taşını, beyaz gömlek kefeni, üzerindeki siyah cüppe de nefsi işaret eder.
Farklı kültürlerde de olsa aslında sürekli hatırlamamız gereken tek gercek şudur ki bir gün hepimizin gideceği belli olmasina ragmen, bunu neden sadece salgınlarda, depremde, hastalikta ve savaşta ölen askerlerimiz olduğunda hatırlıyoruz. Neden hep dünyada kalacakmış gibi ve bu dünya bizimmis gibi her şeyi kendimize yontuyoruz?
Bu dünyada her şey bizim için yaratıldı, fakat biz bu dünya için yaratılmadik..
Çok geç olmadan özümüze dönelim, bu dunya simdiye kadar kimseye kalmadı ve bundan sonra da kalmayacak..
Şenay Güçer/12.03.2020
#mementomori #ozedonus #fanidünya #sufizm #marcusaurelius

Gelene Hay Hay

En çok sustuklari yakar insanı

O öyle bir yanış ki için için eritir seni

Ya volkan olur patlarsın

Ya da derin yaralarınla kanar durursun

Bir yolu daha var elbet,

Hakli ile haksızın ötesinde,

Kendi yürek, beyin ve ruh üçgeninde

Sana dayatılan değil gerçek hislerinle yüzleşmek.

Kusursuzluğun insana özgü bir şey olmadığını kabul etmek

Tüm suclamalardan ve utanclardan özgürleşmek

Kim ne derse desin gelene hay hay, gidene bye bye diyebilmek..

Sana karşı her şeye ve herkese inat yaradana bir olabilmek

Not. Seda’ya ithafen yazılmıştır..

SG/Sevgilerimle

9.1.2020

Sırrı Ney

Neye verirse kendini ona dönüşür ya insan,

Gel sen Ney’e ver kendini ki duyguların çağlasın, düşüncelerin uyurken

Sessiz sedasız namelerle anlatsın sana seni..

Halin günden güne dönüşürken bilinmeze,

Kim bilir bir gün bilinir olur bilinmez dediğin şeyler.

Sırlar dünyasında sır olmak gerekse,

Gönül dergahında lal olmak, için için yanmak gerekir.

Neyi çok istersen onunla sınanırsın

Yol uzun, gönül yorgun da olsa fark eder mi hiç..

Amaçsız bir ömür nasıl yaşanmamışsa,

Tek amacı varmak olan hiç yolda kalır mı?

Sevgilerimle,

Şenay Güçer

07.01.2020